Eftelya ile Tan Arasında Sular Durulmuyor? Tanışıyorlar mı? | Aşkın Gücü 4. Sezon 1. Bölüm
0:00
دعونا نتصل بمنزل الرجال.
var var. Hemen erkekler evine bağlanalım.
0:07
أحبائي المتسابقين، أيها الرجال، دعونا نتصل. أيها الرجال!
Sevgili yarışmacılarım, beyler, bağlanalım. Beyler!
0:18
كيف؟ الأطفال! الأطفال، الأطفال! هذا ليس عليه الصلاة والسلام!
Nasıl? Çocuklar! Bebekler, bebekler! Bu değil oleyhi ve sellem!
0:26
الأطفال! ليختصر لنا أحدهم ما حدث اليوم من منزل الرجال. يمكنني التحدث، أليس كذلك؟
Bebekler! Birisi erkekler evinden bugünün yansımasını bize özetlesin. Ben konuşabilirim ya.
0:33
ماذا حدث لكم؟ هناك الكثير من الدسائس هنا. هناك الكثير من الأحداث. في منزل الرجال. نعم. نحن أيضاً قليلاً...
Ne oldunuz? Çok entrika var ya burada. Çok olay var. Erkekler evinde. Evet. Biz de biraz...
0:40
لقد تم ارتكاب عدم احترام. حدث شيء مع أصدقائنا. نعم، هنا كان هناك أشخاص غير سعداء.
Saygısızlık yapılmış yani. Bir şey arkadaşlarımız oldu. Evet burada mutlu olmayan insanlar oldu.
0:46
هل نقول إنها كانت كلمات خاطئة؟ لا أذكر اسمي. إذا قمنا بالتعميم، فنحن جميعاً سعداء، أليس كذلك؟ بالضبط. نعم.
Yanlış konuşmalar mı diyelim artık? Kendi adımı söylemiyorum. Genelleme yaparsak ortalama olarak hepimiz mutluyuz ya. Aynen. Evet.
0:54
هل أنا؟ أنا بخير. باسم من تتحدث الآن؟ نتحدث باسم تاد. تتحدثون باسم تاد، لكن تاد يقول إنه بخير جداً.
Tan? Ben iyiyim ya. Kimin adına konuşuyorsunuz şimdi? Tadın adına konuşuyoruz. Tadına konuşuyorsunuz da Tadın çok iyiyim diyor.
1:02
ماذا يحدث لكم؟ لقد تابعت بشكل جيد. لقد كان هناك أشخاص أعجبوني. فقط تم الضغط قليلاً، هذا كل شيء.
Size ne oluyor? Ben ortalama olarak iyi izledim. Ben de beğendiğim insanlar oldu. Sadece biraz damara basıldı o kadar.
1:10
لقد تمسكتم بصديقكم بسرعة. ليس لأنه، لكن كما لو أن ما حدث لتاد قد حدث لنا.
Hemen sahiplenmişsiniz kankanızı. Ondan değil de hani biraz şimdi Tana yapılan bize yapılmış gibi değildir de yani.
1:19
هذا صحيح، لكن ليس كذلك. في الواقع، حدث ذلك قليلاً. في النهاية، هذه معاييرنا جميعاً. بالضبط.
Öyledir de gibi de. Öyle değildir de aslında öyle oldu biraz. Sonuçta hepimizin kriteridir yani. Aynen.
1:27
ما هي المعايير؟ إذا لم يكن هناك احترام، فلن يكون هناك شيء، هذا رأيي.
Kriter nedir? Saygı olmazsa hiçbir şey olmaz yani bence.
1:32
لماذا يجب أن نحب شخصاً ما فجأة؟ لا أحد ملزم بحب أحد. هذه كلمتي. وهناك المزيد لذلك.
Durup dururken bir erkeğe yani... Kimseyi sevmek zorunda değiliz ama. O benim lafım. Devamı da var onun.
1:40
لا أحد ملزم بحب أحد. ما هو؟ بالتأكيد، لا يجب أن تحب أحداً، لكن يجب أن تحترمهم. يمكنك ألا تحب أحداً.
Kimseyi sevmek zorunda değiliz. Nedir? Kesinlikle kimseyi sevmek zorunda değilsin ama saygı duymak zorundasın yani. Kimseyi sevmeyebilirsin yani.
1:46
لم يكن هناك حاجة لذلك فقط. لا أعتقد أنني ارتكبت عدم احترام. ليس أنت. من كان؟ هل كان هو؟ هل كان هو؟
Biritmene gerek yoktu sadece. Bir saygısızlık yaptığımı düşünmüyorum. Sen değil ya. Kimdi o? O muydu? O muydu?
1:52
لا أعرف من هو. عن أي صديق أحمر تتحدث؟ هو. جميل.
Ben bilmiyor kim olduğunu vardı. Hangi kırmızı arkadaştan bahsediyorsun? Kendisi. Güzel.
1:58
ما فعله شخص لا تعرفه... شيء لا تعرفه... رغم أنك لا تعرف... لأنك قلت...
Bilmediğiniz birinin yaptığı... ...bilmediğiniz bir şeyi... ...bilmediğiniz halde... ...tan söyledi diye...
2:06
...مثل الدفاع عن الوطن... هل قررت أن تدافع، أليس كذلك؟ هل يمكنني التعبير عن نفسي؟
...vatan savunur gibi... ...savunmaya karar verdiniz yani öyle mi? İfade edebilir miyim kendimi?
2:14
بالطبع، تان. ماذا قلت هناك؟ ماذا حدث هناك؟ لم أفهم. لم أشرح شيئاً هنا. أنا فقط...
Tabii Tan. Ne anlattın sen oraya? Orası ne olmuş? Ben anlamadım. Buraya bir şey anlatmadım. Ben sadece...
2:19
...قلت إن هناك شخصاً أعجبني، شخص أعجبني في أفكاري. فقط في الدقيقة التي جلست فيها، ضغط علي أحدهم.
...bakıştığım biri oldu dedim, beğendiğim biri oldu düşüncelerimde. sadece oturduğum dakika biri bana bir baskı yaptı dedim.
2:26
لا، أنت تتعامل مع الناس هكذا على وسائل التواصل الاجتماعي. أنت قبيح جداً. ليس لديك علاقة بالصور.
Yok sosyal medyada insanlara şöyle davranıyorsun. Çok çirkinsin. Fotoğraflardakiyle alakan yok.
2:31
أنت تحاول كسب المال من النساء. هذه كلمات ثقيلة برأيي. أي أصدقاء قلت لهم مثل هذه الأشياء سمعوا.
Kadınlar üzerinden para kazanmaya çalışıyorsun. Bunlar bence ağır tabirler. Yani böyle şeyler söylediğin arkadaşları da duydu.
2:37
فعلت ذلك لكي لا تختارني. كنت أنظر إليك. كيف يعني؟ كنت أنظر إليك.
Beni seçme diye yaptım. Bana bakıyordum çünkü. Nasıl yani? Bana bakıyordum.
2:43
نظرت إلى الصديق ذو القميص الأبيض بجواري وتحدثت مع الصديق على يساري. لم أنظر إلى أي شخص آخر. حسناً، فكرت كذلك. لأن لدينا تواصل سابق.
Ben yanımdaki beyazlı arkadaşa baktım ve solumdaki arkadaşla konuştum. Başka da hiç kimseye bakıyordum. Tamam ben de öyle düşündüm. Çünkü daha önce senle iletişimiz vardı.
2:50
ظننت أنك تعرفني. كما لو أنك كنت في ذهني، ثم أعطيتك ورقة أخرى. لكن عندما جلست أمامك، قلت لك...
Tanıdın sandın beni. Sanki ama sen de benim aklımda sen vardın deyip sonradan başka bir kağıda verdim. Ama ben karşına oturduğum zaman sana...
2:56
لا، لم أنظر إليك بهذه الطريقة، لذلك فتحت. هل تعتقد أن العالم يدور حولك؟
Yok bana öyle baktım ben de öyle o yüzden açtım. Sen dünya senin etrafında dönüyor diye mi düşünüyorsun?
3:03
لا، لا، لقد قالت ذلك أيضًا. لأنني أعرفك. لا أعرفك، لكن يبدو أنني لا أذكرك، لذا لم يكن لديك أهمية كبيرة.
Hayır hayır o da dedi. Seni tanıdığım için. Ben seni tanımıyorum ama hatırlamıyorum bile demek ki çok bir önemin yokmuş.
3:09
قلت شيئًا هناك. ربما قالت: هل سأجعلك تختار؟ هل قالت شيئًا من هذا القبيل؟ لا، ماذا قلت هناك؟
Sen orada bir şey de dedin. Belki sana mı seçtireceğim dedi öyle bir şey mi dedi. Hayır ben ne dedim orada?
3:16
قلت إنني سأختارك، لكنني فعلت ذلك حتى لا تختارني. لا، سأقول شيئًا، تم فهمه بشكل خاطئ. أنا مدرك لما قلته.
Seni seçecektim dedim ben de beni seçme diye yaptım. Hayır bir şey söyleyeceğim yanlış anlaşılmış. Ben ne söylediğimi farkındayım.
3:23
صديقي بجانبي قام بتصويري. ومن هناك خرج الشيء الذي غنيت به. أليس كذلك؟ صديقي بجانبي قام بتصويري. خرجت كلمات الأغنية. قالوا: غنِ.
Yanımdaki arkadaş çekti. Oradan da şarkı söylediğim şey çıktı. Öyle demedim mi? Yanımdaki arkadaş çekti. Şarkı sözü çıktı. Şarkı söyle dediler.
3:30
قلت: أتمنى لو كنت قد خرجت لك. كان في ذهني أغنية: فقط انساني، لا تتبعني. كنت سأغنيها. حتى ضحكنا هنا.
Ben de dedim ki keşke sana çıksaydı dedim. Aklımda dedim sadece beni unut düşme sakın peşime şarkısı vardı. Onu söylerdim dedim. Hatta burada güldük biz kendiler.
3:38
لا، كان هناك شيء سابق. كان هناك شيء سابق. وكأنني كنت سأختارك، لو لم تفعل ذلك. أقسم أنني لم أفكر فيك أبدًا.
Hayır öncesi. Daha öncesi. Daha öncesinde sanki. Seni seçecektim bunu yapmasaydın dedi bana. Ben yemin ederim seni hiçbir zaman düşünmedim.
3:45
لم ألقِها بهذه الطريقة. أوه، قلت ذلك. عندما كنت أذهب إلى هناك، قال صديقي: أنا أتحدث مع إفتاليا.
O şekilde atmadım. Ya öyle dedin. Ben oraya gelirken benim arkadaşım zaten dedi ki ben Eftalia ile konuşuyorum.
3:50
حسنًا، قلت لي، ولم تختارني. لم أفهم من أين أتيت بهذا، لست مندهشًا، لست شيئًا.
Tamam öyle dedin bana ben de beni seçmedi. Bunu nereden çıkardığını anlamadım şaşır değilim bir şey değilim.
3:57
علاوة على ذلك، عندما دخلت، قلت للجميع: أنتم جميلون جدًا، شعرت بالإثارة. لقد قمت بتكوين جملة بهذا الأسلوب لأن هناك الكثير من النساء الجميلات أمامي.
Ayrıyeten ben içeri girdiğim dakika herkese çok güzelsiniz heyecanlandım. Bu kadar güzel kadınlar karşımda olduğu için tarzında bir cümle kurdum.
4:03
من هنا، من الواضح أن هذا هراء آخر. لا أحبك أيضًا. حسنًا، كاميلا. لا أحد مضطر لرغبة أحد.
Buradan böyle bir şey çıkartması zaten ayrı bir saçmalık. Seni de sevmiyorum. Peki Kamila. Kimse kimse istemek zorunda değil zaten.
4:10
علاوة على ذلك، عندما دخلت، قلت للجميع: أنتم جميلون جدًا، شعرت بالإثارة. لقد قمت بتكوين جملة بهذا الأسلوب لأن هناك الكثير من النساء الجميلات أمامي.
Kanka yanlış ifade ediyor kendini ben hiç böyle bir şey istememezdim. Ben de öyle bir şey hatırlıyorum galiba Tan. Bunu söylemeseydim ben sana seçtirdim.
4:17
من هنا، من الواضح أن هذا هراء آخر. لا أحبك أيضًا. حسنًا، كاميلا. لا أحد مضطر لرغبة أحد.
Ha şimdi bu şaka mı yaptın bu ciddiyim gibi. Ya ciddi şakası yok söyledim ikine. Öykü Hanım kalk götür dediniz.
4:24
أوه، الآن، هل كنت تمزح أم كنت جادًا؟ لا، لا يوجد مزاح جاد، قلت لك. أوكي، هانم، اذهبي وأخذيني.
Ben onu beyazlı sahen atla. Burada da söyledim. En sağda beyazlı bir arkadaş vardı dedim. Bir onu beğendim. Hatta kırmızı lorda oturuyor diye dedim.
4:31
قلت ذلك، لكنني لم أكن أقصد. هنا أيضًا قلت. كان هناك صديق يرتدي الأبيض على اليمين. أحببتها. حتى قلت أنها تجلس في اللورد الأحمر.
Eftali lorda olduğu için oraya gitmeye çekindim dedim. Rahatsız etti benim hareketleri. Sözleri. O yüzden en sonundakine çektirdim utandığımdan.
4:38
لأن إفتالي كانت في اللورد، كنت خائفًا من الذهاب إلى هناك. كانت حركاتها وكلماتها تزعجني. لذلك، في النهاية، جعلتها تشعر بالخجل.
Görür insanlar görür zaten. Arkadaşlar olabilir böyle. Ya tamam konuyu kapatalım büyütmeyelim tamam mı?
4:44
الناس سيرون ذلك. يمكن أن يكون هناك أصدقاء مثل هذا. حسنًا، دعنا نغلق الموضوع، لا نريد أن نبالغ، حسنًا؟
Eftali'ciğim konuyu açan sensin. Evet. Kapatmak isteyen de sensin. Burada bu tepkiyi görmek gayet doğal.
4:52
إفتالي، أنت من فتحت الموضوع. نعم. وأنت من تريد إغلاقه. من الطبيعي أن ترى هذه الاستجابة هنا.
İlk günden. Evet yanlış anlaşma olmuş. Onu diyorum. Şimdi yanlış anlaşma olmuş. Konuşursunuz.
4:59
من اليوم الأول. نعم، كان هناك سوء فهم. هذا ما أقوله. الآن، كان هناك سوء فهم. يمكنكما التحدث.
Düzeltmek istedin ya da hayır öyle değil böyle malem yanlış anlaşma. Ya bana bakıyordu beni seçmesin diye. Her aşamada haklısın. Belirtim.
처음 5분까지만 무료로 볼 수 있어요. 이어서 보려면 앱이나 확장 프로그램을 설치하세요.
다운로드다른 언어로 요청하기




![Zanjeerain Episode 11 [Eng Sub] 03 Jun 2026 | ft. Sajal Aly, Ahsan Khan, Ameer Gilani & Danyal Zafar](https://img.youtube.com/vi/U2aWfJLJDjA/mqdefault.jpg)
