Pokucaj Na Moja Vrata, Mirise Na Ljubav 20. Epizoda (Hrvatski Titlovi)
0:03
You seem uncomfortable being seen with me. No, I mean it's not like being seen with you, but we never lie to Ayfer, and right now I have to lie.
Sen rahatsız oldun galiba benimle görünmekten. Yok hayır yani seninle görünmek gibi değil de biz Ayfer ablayı hiç yalan söylemeyiz ve ben şu an yalan söylemek zorunda kalıyorum.
0:14
It's actually because I’m hiding you. You know that it comes out when I lie. I don’t know, it’s just like this...
Seni sakladığım için aslında. Ben yalan söyleyince de ortaya çıkar biliyorsun. Ne bileyim işte böyle bir...
0:22
Is that woman a neighbor? She looks like a neighbor. There is a neighbor. Okay, we are walking side by side.
Şu kadın komşu mu? Komşu gibi şu kadın. Komşu var. Tamam yan yana yürüyoruz.
0:28
But if it’s going to be a problem for you, I won’t come home at all, I’ll turn back. No, no, we’ve already arrived, I mean we are in front of the house.
Ama senin için sıkıntı olacaksa ben hiç eve gelmeyeyim döneyim Yok yok zaten geldik yani evin önündeyiz
0:35
Why do you live with Eda and her aunt? Where is your family?
Sen neden Eda ve teyzesiyle yaşıyorsun? Ailen nerede?
0:41
I used to live with my family. They were here too. We were neighbors with Eda's family. Eda was my childhood friend.
Eskiden ailemle birlikte yaşıyordum Onlar da buradalardı Biz Eda'larla komşuyduk Küçükken çocukluk arkadaşım Eda benim
0:49
Then, when life started to get expensive here, my parents returned to the village in Muğla. They entrusted me to Ayfer.
Sonra işte burada hayat pahalanmaya başlayınca Annemler de Muğla'ya köye döndüler Beni de Ayfer ablaya emanet ettiler
0:56
Did your family live in the village? Yes, they live in the village. And the villagers. Is there a problem with that?
Ailen köyde mi yaşıyordun? Evet köyde yaşıyorlar. Ve köylüler. Bir sakıncası mı var?
1:03
Of course not. Good. Let’s do it this way.
Tabii ki yok. Güzel. Şöyle yapalım.
1:08
Now I’ll go in first. You... The plumber. You know. The cargo.
Şimdi ben önden gireyim. Sen de... Tesisatçı. Bil. Kargo.
1:21
You are so handsome and so charismatic that... I mean, right now I don’t even know what you’re doing in our house. You are in the house. Is there a more important reason?
O kadar yakışıklı ve o kadar karizmatiksin ki... ...yani şu an ben bile bizim evde ne işin olduğunu bilmiyorum. Evde sen varsın. Daha önemli bir sebep mi var?
1:31
Then... you must be a civil engineer. You are going to demolish our building. You are going to build a fifteen-story building in its place.
O zaman... ...sen inşaat mühendisi ol. Bizim binayı yıkacakmışsın. Bir yerine on beş katlı bir bina dikecekmişsin.
1:40
You must be a very cruel and bad man, but you have won my heart too.
Çok gaddar ve kötü bir adammışsın ama benim de kalbime almışsın.
1:45
In the eyes of the neighbors. According to the neighbors, for the neighbors. So that the neighbors think so. Then yes. Shall we pass?
Komşuların gözünde. Komşulara göre, komşular için. Komşular öyle bilsin diye. O zaman evet. Geçelim?
1:53
Yes, let’s pass. Sometimes I lose myself.
Evet geçelim. Ben kendimi kaybediyorum bazen.
2:03
Welcome. I mean, I actually prepare and eat at home because I’m on a diet. Are you on a diet?
Hoş geldin. Yani ben diyet yaptığım için aslında evde hazırlayıp yiyorum. Sen diyet mi yapıyorsun?
2:10
You don’t need a diet. Besides, you... you are very beautiful as you are. Well...
Senin diyete ihtiyacı yok ki. Hem sen... ...bu olduğun halinde çok güzelsin. Ya...
2:19
Really? Yes. Yes. Yes. Yes. Yes. Yes.
Öyle mi? Öyle. Öyle. Öyle. Öyle. Öyle. Öyle.
2:26
I mean, it’s not that I want to change. Just now, I might be a bit more energetic.
Yani ben de zaten değişmek istediğimden değil. Demin ben. Biraz daha enerjik olurum belki.
2:32
To be energetic. You. I will teach you, you can do it too. It will work.
Enerjik olmak için. Sen. Sana da öğretirim sen de yaparsın. Olur.
2:43
Shall I give you some food? I made it. I’ll drink it. Cold cold.
Yemalata vereyim mi sana? Ben yaptım. İçerim. Soğuk soğuk.
2:48
It’s hot outside, so cold drinks go well. I’ll give it.
Hava sıcak çünkü soğuk soğuk iyi gider. Vereyim.
3:13
Thank you. Enjoy your meal. Thanks. I’ll prepare the food.
Teşekkür ederim. Afiyet olsun. Sağ ol. Ben yemekleri hazırlayayım.
3:20
I’ll prepare the food. Then we’ll go out. Okay. Don’t rush. Alright.
Yemekleri hazırlayayım. Ondan sonra çıkarız biz. Tamam. Acele etme. Olur.
3:27
Should I drink? Of course, of course, you drink. I’ll prepare it and come.
Ben içeyim mi? Tabii tabii sen iç iç. Ben hazır et geleyim.
4:05
Are you Melio?
Melio Sen misin?
4:19
Oh, let go, let go, let go. Walk out, go out, go out, go out.
Ay Bırak bırak bırak Yürü Çık çık çık çık.
4:27
Eda, come out from inside. I will call you, come on. Dad.
Eda içeride çık. Arayacağım ben seni hadi. Dadam.
4:33
What are you doing at home? Aren't you supposed to be working? Dad.
Ne yapıyorsun sen evde işte değil misin? Dadacım.
4:38
You and I are at home. Why are you at home? Don't you have work? Aren't you going to work? I asked first.
Sen ben evde. Sen niye evdesin? Sen işin yok mu senin? İşine değil misin sen? Önce ben sordum.
4:46
Does it have a rule, dear? I asked, you asked. In the end, I asked. Melo, are you okay? I'm fine.
Onun bir kuralı mı var canım? Ben sordum sen sordun. En sonunda ben sordum. Melo sen iyi misin? İyiyim.
4:54
Thank God. How are you? I'm fine, I'm fine. Anyway, I will get ready. We will talk about this.
Şükür. Sen nasılsın? İyiyim iyiyim. Neyse ben hazırlanacağım. Bunu konuşacağız.
처음 5분까지만 무료로 볼 수 있어요. 이어서 보려면 앱이나 확장 프로그램을 설치하세요.
다운로드다른 언어로 요청하기


![The Wall Song ร้องข้ามกำแพง | EP.285 | มิว ศุภศิษฏ์ | 19 ก.พ.69 [4/4]](https://img.youtube.com/vi/0Efl8oKYoAY/mqdefault.jpg)


