rootblysub
전체 영상YouTube 자막 번역English

Kapadokya Bana Aşk Getirdi! 'HAFSANUR SANCAKTUTAN' - İbrahim Selim ile Bu Gece 6. Sezon 23. Bölüm

0:00
Music
Müzik
0:29
Ladies and gentlemen, welcome. How are you?
Hanımlar, beyler hoş geldiniz. Ne haber?
0:33
Hafizan Nur, Sencek Tutan is coming.
Hafizan Nur, Sencek Tutan geliyor.
0:38
There's no need to say you've taken me out. Yours is torn. Ençika. Everyone is talking about everyone.
Beni çıkarmışsın dememe gerek yok. Yırtılmış seninki. Ençika. Herkes herkes dememe haber.
0:45
If I won't be as hungry as the store. No, no, I will sing the song. Yes, let it be.
Mağaza kadar aç kalmayacaksam. Hayır hayır şarkıyı söyleyeceğim. Evet olsun.
0:51
Even if it's enough for us to see the direction. We can't eat down. Because right now, I hope it was written in a way I can't read.
Görünecek yöne kadar bile bizim için yeterliyken. Aşağı yemeye yemeziyoruz. Çünkü şu an umarım okuyamayacağım şekilde yazmıştı.
1:09
With your applause, Hafsanur Sancak Sutan is coming.
Alkışlarınızla Hafsanur Sancak Sutan geliyor.
1:24
Hafsa Nur, how many years has it been since we last met? I think 3.5-4? No. We worked together. I have that too.
Hafsa Nur Vallahi görüşmeyeli kaç sene oldu? Bence 3.5-4 mü? Yok. Birlikte çalıştık. Bende o var.
1:32
Between the world and me. Later from our program. Yes.
Dünyayla benim aramda. Bizim programdan daha sonra. Evet.
1:38
You have really grown since we watched you in the previous version of the program, you know? Yes, really.
Resmen programdaki biz önceki halinde tabii ki seyrettiğimiz için resmen büyümüşsün biliyor musun? Evet resmen.
1:45
As the years go by, yes. You're still very young. Well, I don't know, maybe 21. By the way, I'm 25 now.
Yıl geçtikçe evet. Hala çok gençsin de. Valla ne bileyim 21 falan herhalde. Şu anda da 25'üm bu arada.
1:52
Not much has happened, but I mean. Well, everything looks incredible. How are you? I'm good. How about you?
Bir şey de olmadı çok ama yani. Peki inanılmaz görünüyor her şey. Nasılsın? İyiyim. Sen nasılsın?
1:59
Let it be. Not bad. Someone ask me too. Enough already. Good, good. Not bad. We're trying to survive. Exactly.
Tam da olsun. Fena değil. Biri de bana sorsun. Yeter be. İyi iyi. Fena değil. Hayatta kalmaya çalışıyoruz. Aynen.
2:07
Okay. Did your family encounter something where they said this girl will definitely be an actress? Did that happen?
Peki. Ailen de Bu kız kesin oyuncu olacak dedikleri bir şeyle karşılaştı mı insanlar? Oldu mu öyle bir şey?
2:14
Is there such a moment? I wanted it a lot when I was little, but my family was more into practical skills.
Öyle bir an var mı? Ben küçükken de çok istiyordum zaten ama ailem hani biraz daha tabii altın bilezlik.
2:21
While saying, come on, read, my family came to visit us on April 1st when I couldn't convince anyone.
Hadi sen de kızım oku falan derken. Kimseyi ikna edemediğim bir zamanda 1 Nisan günlerden bütün aile işte bize gelmiş.
2:29
My uncles and aunts were about 15 people, but if someone had asked for permission. Because I made an agreement with my cousin.
Dayımlar, teyzemler yaklaşık böyle bir 15 kişi falanız ama yani bir destur alsa. Kuzenimle çünkü anlaştık.
2:36
I convinced the whole family at 11:30 PM because my dad had an accident.
babam trafik kazası geçirmiş diye gece 11.30'da ben bütün aileye ikna ettim bunu.
2:43
And I said, okay, I'm playing okey, so I won't make these bad jokes. Just leave me alone. Wow, I really scared everyone.
Ve dedim ki tamam okey oynuyorum size bu kötü şakaları yapmayayım. Hani beni bir salın falan. Aaa baya milleti korkuttu.
2:50
Yes, but they had become cautious. They were like, stop with the jokes because they scare us.
Evet ama artık şey olmuşlardı. Artık duraflar şakaların çünkü bizi korkutuyor falan diye böyle.
2:57
It was almost blackmail. Yes, very good. The issue is to convince someone about something.
Ha baya şantajla neredeyse. Evet çok iyi. İnandırmak ya mesele zaten bir şeye.
3:03
It's very nice, but it's great that they are convinced by this. We know you love to dress up.
Çok güzel ama bununla ikna olmaları çok iyi. Giyinmeyi çok sevdiğini biliyoruz.
3:09
When you were little, you used to sew clothes and dream of being a famous designer. Are you doing your own styling now?
Küçükken kıyafet diker ünlü bir tasarımcı olmayı da hayal edermişsin. Stylingini kendi mi yapıyorsun şu an?
3:15
I have a friend named Pınar. She will be around here somewhere. Yes. She's been my travel companion for a long time.
Bir arkadaşım var Pınar. O da buralarda bir yerde olacak. Evet. Benim çok uzun zamandır yol arkadaşım.
3:22
We're moving forward together. So, do you follow any designers? I'm sure there are some, which ones do you love together?
Birlikte ilerliyoruz. Peki takip ettiğim modacı falan var mı? Eminim vardır da hangilerini çok seviyorsunuz beraber?
3:30
I can't specify a particular brand. Because for me, it should be timeless. I want to wear it for a long time and it should look good on me.
Özellikle böyle bir marka söyleyemeyeceğim. Çünkü benim için böyle hani zamansız olsun. Uzun giyebileyim. giydiğimde yakışabilsin.
3:37
I want to combine everything with something. There is no such thing as today's style.
Her şeyi bir şeylerle ben kombinleyebileyim. Yani günümüzün tarzı diye bir şey yok.
3:43
There is, but fashion is always changing. Yes, darling.
Var ama hep değişen bir şey moda. Ya evet canım.
3:46
Especially people like you in the spotlight create fashion more than just following it.
Yani özellikle senin gibi göz önünde olan insanlar zaten modayı oluşturuyor daha çok takip etmektense.
3:52
Yes, or creating your own style, image, your own look is what makes it. That's what I like a bit.
Evet ya da işte kendi stilin, imajın, kendi kılığın bunu yaratmak zaten. Biraz hoşuma giden o.
3:59
We women love it because everyone looks beautiful. Welcome back, girls.
Biz kadınlar seviyoruz çünkü. Yani herkes çok güzel gözüküyor çünkü. Hoş geldiniz tekrar kızlar.
4:08
We have this inside us, you really have a serious talent for this, thank you.
bizim içimizde var bu gerçekten senin bununla ilgili çok ciddi bir yeteneğin oldu teşekkür ederim
4:15
You started at a young age as an actress, but you would get lost and cry when going to agencies.
oyuncular küçük yaşlarda adım atmışsın fikir olarak da fakat ajanslara giderken kaybolur ağlarmışsın
4:23
You have such stories, yes, you go to auditions, and you're just a little girl at that time.
öyle hikayelerin varmış evet var odisyona giderken seçmeye gidiyorsun en nihayetinde küçücükte kızsın o zaman
4:31
When you were so bored, lost, and crying while attending auditions, how did you feel? How did you pull yourself together?
ya o kadar canın sıkılıp kaybolup ağlayıp falan seçmeye katılınca nasıl hissediyordun? Nasıl toparlıyordun kendini?
4:38
On very rainy days, I had moments like that.
Çok yağmurlu günlerde böyle hani şey yaptığım oldu.
4:41
I got stuck on the road, I didn't have enough money, but I walked, that also does something somewhere.
Yolda kaldım işte paramın yetmedi ama yürüdüm falan işte o bir şey de yapıyor bir yerde.
4:47
Come on, then do this since you've worked so hard. Anyway, that's the audition stage now.
Hadi yap o zaman bu kadar hani uğraştın al bunu. Neyse o artık audition sahnesi.
4:54
You're not resetting that. You know that too. Yes, yes, when it rains, I have mirrors. The same thing, yes.
Sıfırlamıyorsun o. Biliyorsun sen de yani. Evet evet çok yağmur mağmur deyince aynaları var bende. Aynı şeyi evet.

처음 5분까지만 무료로 볼 수 있어요. 이어서 보려면 앱이나 확장 프로그램을 설치하세요.

다운로드
다른 언어로 요청하기
Chrome 확장 프로그램과 모바일 앱으로도 이용해보세요다운로드
번역 진행 중0%