“İnsan, kimi ne kadar severse sevsin, arada hep bir mesafe olmalı.” -Dilin Döğer |SpotTalk
0:00
المقدمة
İNTRO
0:09
مرحباً بالجميع في الحلقة الجديدة من سبوت توك، اليوم لدينا العزيزة ديلين دور.
Herkese merhabalar Spot Talk'un yeni bölümünde bugün sevgili Dilin Döer'leyiz.
0:15
هذه لحظة خاصة جداً بالنسبة لي في هذا البرنامج. وأنا أيضاً. أهلاً بك ديلين. أهلاً وسهلاً. كيف حالك؟ أنا بخير، وأنت؟ أنا بخير جداً.
Benim için çok özel bir an bu program. Benim için de öyle. Dilinciğim hoş geldin. Hoş bulduk. Ne haber nasılsın? İyiyim sen nasılsın? Gayet iyiyim.
0:22
خلال البرنامج سأطلق عليك على الأرجح اسم فؤاد. حسناً، من فضلك. أعني أنك تعرفين لماذا، لذلك أردت أن أخبرك بذلك مسبقاً. اتفقنا.
Ben program boyunca sana büyük olasılıkla hep FÖ diyeceğim. Tamam lütfen. Yani sen Özkay'a o yüzden şimdiden söylemek istedim. Anlaştık.
0:29
حسناً. رائع. أنت بخير جداً. أنا بخير. نحن نعمل. نذهب ونعود. نحن مشغولون. بدأت الموسم الثالث.
Tamam. Süper. İyisin gayet. İyiyim. İşte çalışıyoruz. Gidip geliyoruz. Yoğunuz. Üçüncü sezon başladı.
0:36
بدأت السرعة أيضاً. السرعة بدأت. ما شاء الله، من الحلقة الأولى. طاقة مختلفة. نعم، يعني. بدأت بشكل أوسع وما إلى ذلك.
Hızı da başladı. Hızı başladı. Maşallah daha ilk bölümden. Farklı enerji. Evet yani. Daha geniş falan başladı.
0:43
أنتم تجعلوننا نشعر بكل عاطفة مرة أخرى. نعم. وهناك الكثير من التحولات أيضاً. نعم. وهناك المزيد من الشخصيات.
Her duyguyu yaşatıyorsunuz biz de yine. Evet. Bir de dönüşümler fazla ya. Evet. Bir de karakterlerde daha fazla.
0:49
لذلك تسير الأمور بشكل جيد. وكأنها شيء جديد. بالنسبة لنا أيضاً.
O yüzden böyle bir hoş gidiyor. Yani sanki yeni bir şeymiş gibi. Bizim için de öyle.
0:53
كجمهور، مثلاً، عندما نشاهد، زادت فضولنا. نعم. ممتع. هل تستمتع بالمشاهدة أيضاً؟
Seyirci olarak da mesela hani izlerken böyle meramız arttı. Evet. Keyifli. Sen de keyifli izliyor musun?
1:00
أنا أستمتع جداً بالمشاهدة. منذ الحلقة الأولى، حقاً، الموسمان السابقان بالإضافة إلى هذا الموسم يسيرون بشكل جيد. رائع.
Ben çok keyifli izliyorum. Bölüm birden beri gerçekten iki sezon artı bu sezon güzel gidiyor. Süper.
1:08
نحن ننتظر بشغف. لنرى كيف سيكون هذا الموسم. سيكون جميلاً كما هو الحال دائماً. هل نبدأ؟
Bekliyoruz heyecanla. Bakalım nasıl güzel bir sezon geçireceğiz bu sezon. Güzel olacak güzel her zamanki gibi. Başlayalım mı?
1:15
لنبدأ. هناك طلب كبير على طرح هذه الأسئلة وما إلى ذلك.
Hadi başlayalım. Çok talep var şunları sor bunları sor vesaire.
1:20
أنت تعرفني، أريد أن نتحدث عن الحياة معك. إذا كان ذلك مناسباً لك، حقاً، المشاريع وما إلى ذلك.
Beni biliyorsun ben hayattan böyle bir sohbet edelim istiyorum seninle. Senin için de uygunsa gerçekten projeler vesaire.
1:27
سنبدأ قليلاً قليلاً. إذن، انتهى الصيف. سأبدأ بسؤالي الأول.
gireriz ufak ufak. O zaman yaz bitti. İlk sorumla başlıyorum.
1:33
لقد خرجت من الصيف، استرحت، وبدأ العمل. حياة مليئة بالفوضى. كيف تنجح في البقاء في مركزك؟ نعم.
Yazdan çıktın, dinlendin, iş başladı. Kaos bir hayat. Kendi merkezinde kalmayı nasıl başarıyorsun? Evet.
1:42
يبدو أننا لن نستطيع الهروب من الفوضى. القرن الجديد هكذا. يعني، كيف ندرك تلك الفوضى أيضاً مهم، أليس كذلك؟
Artık galiba kaostan kaçamayacağız zaten. Yeni yüzyıl böyle. Yani o kaos da nasıl algıladığımız da önemli tabii değil mi?
1:50
عندما تحدث أشياء جميلة فجأة، يكون ذلك حركة، وهذا أيضاً فوضى. ينطبق ذلك على الأشياء السيئة أيضاً.
Güzel şeyler de bir anda olunca hareket o da bir kaos. Kötü şeyler için de geçerli.
1:57
لا أعلم، في السابق كان البقاء في المركز يبدو وكأنه نوع من الهدوء، لكن يبدو أن البقاء في المركز ليس كذلك؟
Valla bilmiyorum mesela önceden merkezde kalmak böyle biraz sakin kalmak gibi gelirdi ama sanki şeyde merkezde kalmak değil mi?
2:07
يمكنك أن تكون في المركز حتى عندما تشعر بالفوضى. نعم، يمكنك أن تكون في المركز حتى في تلك الفوضى.
Karma karışık hissederken de merkezde olabilirsin. Evet o kaosun içinde de merkezde olabilirsin.
2:12
أحياناً يبدو أن هناك دوامة تدور حولك، لكنك في المركز، وأنت في أمان.
Bazen etrafından böyle bir hortum dolaşıyor gibidir ama sen merkezindesindir, güvendesindir.
2:18
يعني أنك في المركز سواء كنت تشعر بالفوضى، أو بالخوف، أو عندما تشعر بالهدوء الشديد.
Yani karma karışık hissederken de merkezdesin, korkarken de, çok huzurlu hissederken de.
2:22
لذلك لا أعرف مدى قدرتي على النجاح.
O yüzden ne kadar başarabiliyorum bilmiyorum.
2:28
أحيانًا نكون غير أكفاء. جميعنا نكون كذلك. نعم، نحن بشر، في النهاية نحن من لحم ودم.
Zaman zaman beceriksiz olduğumuz zamanlar oluyor. Hepimiz de oluyor. Evet, insanız yani etten kemikten sonuçta.
2:36
نتأثر بشيء ما أو نشغل بالنا. هنا تأتي مخاوفنا وقلقنا. الكثير من هذه الأشياء أحيانًا لا تخصنا.
Etkileniyoruz bir şeylerden ya da kafayı takıyoruz. İşte korkularımız oluyor, kaygılarımız oluyor. Bunların çoğu da bazen bize ait olmuyor.
2:43
صحيح. هناك أشياء نتأثر بها. لذلك، من الصعب أن نتجاوزها ونحاول الاستماع إلى أنفسنا والعمل، لكننا سنتجاوز ذلك.
Doğru. Etkilendiğimiz şeyler oluyor. O yüzden oralardan sıyrılıp biraz böyle kendini dinlemeye, çalışmaya çalışmak zor bir iş ama halledeceğiz.
2:54
أعتقد أن النضج الحقيقي هو هذا. أليس كذلك؟ نعم، نعم. لا أعلم ما هو النضج الحقيقي؟
Gerçek olgunluk bu bence. Öyle mi diyorsun? Evet, evet. Yani bilmiyorum gerçek olgunluk ne?
3:00
آمل أن نصل إلى هناك في مرحلة من مراحل حياتنا، لكن يبدو أنه مثل، أليس كذلك؟ أشياء تحدث من حولك.
Umarım hayatımızın bir evresinde oraya ulaşırız ama herhalde şey gibi değil mi? Hani bir şeyler oluyor senin etrafında.
3:07
الناس يقولون شيئًا أو أنك تشهد شيئًا مختلفًا تمامًا. سواء كان جيدًا أو سيئًا.
İnsanlar bir şeyler diyor ya da senin dışında bambaşka bir şahit oluyorsun. İyi ya da kötü.
3:13
أوه، ما الذي أعرفه عن ذلك، القدرة على وضع مسافة، على ما أعتقد، هي النضج.
O olan şeye ne bileyim mesafe koyabilme becerisi herhalde olgunluk.
3:18
بالطبع، أعتقد أن الناس يكتسبون الخبرة بهذه الطريقة. كما قلت، لدي تجاربي الخاصة.
Tabii tecrübeyi bence insan böyle kazanıyor. Zaten dediğin gibi hani kendi deneyimlerim var.
3:25
هناك بعض التجارب في الخارج، وأحيانًا نتعلم من خلال هذه التجارب.
Dışarıda bazı deneyimler var ve biz bazen bu deneyimlerle içeceğiz ve öğreniyoruz.
3:30
أعتقد أن أجمل شيء يتغير في حياة الإنسان مع تقدم العمر هو هذا. التعلم، التعليم.
Bence büyüdükçe insanın hayatında değişen en güzel şey bu. Öğrenmek, öğreti.
3:36
أيضًا، تعلم الآخر، تعلم حياتك. حسنًا، إذا كنت ستشبه حياتك بحالة الطقس، قلت سابقًا أنها ستكون غائمة جزئيًا.
Yani karşındakini öğrenmek, hayatını öğrenmek. Peki sen hayatını bir hava durumuna benzetsen parçalı bulutlu olacağını söyledin daha önce.
3:45
نعم، أحببت ذلك. لقد أثار اهتمامي لأنه في حياتنا جميعًا، أحيانًا تستيقظ في يوم صيفي مشمس، وداخلك هدوء جميل.
Evet, sevmiştim. İlgimi çekti bu benim çünkü hepimizin hayatında bazen bir uyanıyorsun, bir yaz günü, güneşli, iç huzurun çok güzel.
3:54
أحيانًا لا ترغب في الخروج من السرير، تريد قراءة كتاب، تريد مشاهدة شيء ما، لا أعلم.
Bazen böyle çıkmıyorsun yatağından, kitap okumak istiyorsun, bir şeyler izlemek istiyorsun ne bileyim.
4:00
أرى أن قدرة الإنسان على التعايش مع جميع هذه الحالات الجوية هي مستوى نضج مختلف تمامًا.
Ben insanın gerçekten tüm bu hava durumlarıyla barışık olmasını bambaşka bir olgunluk seviyesi olarak görüyorum.
4:09
من الآن فصاعدًا، هل أنت إنسان يتقبل ذلك بدلاً من الشكوى؟ هل أنت متصالح مع سمائك؟
Bundan böyle bir şikayet eder değil de bununla barışık ve bunu kabul eden bir perdede sen kendi gökyüzünle barışık bir insan mısın?
4:16
ربما قلت ذلك من مكان ما. لدي مزاج وطاقة متغيرة جدًا.
Ben onu şöyle bir yerden söylemiş olabilirim büyük ihtimalle. Çok değişken bir ruh halim ve enerjim var.
4:24
إذا كنت أشعر بالخوف والقلق قبل ساعة، يمكن أن أكون عكس ذلك بعد ساعة. صحيح.
Yani hani bir saat önce çok korkulu ve kaygılıysam bir saat sonra tam tersi olabiliyor. Doğru.
4:29
بالطبع، ليس من مكان مفرط أو شاذ. تمامًا في تدفق اليوم.
Tabii bu böyle manik ve şizoik bir yerden değil. Tamamen günün akışında.
4:35
لأنك لا تستطيع التحكم في كل شيء، لديك الكثير من الطاقة من حولك. تتأثر بذلك رغماً عنك.
Çünkü her şeyi sen yönetemiyorsun ya bir sürü enerjin etrafında. Etkileniyorsun ister istemez. Ya da çok enerjik hissettikten sonra yorulabiliyorum.
4:42
يمكن أن يكون الأمر كثيرًا. أو أحيانًا عندما أشعر اجتماعيًا، أريد العودة إلى المنزل بعد ساعة. نعم. أغلق على نفسي.
Fazla gelebiliyor. Ya da çok bazen sosyal hissettiğimde bir saat sonra eve gitmek isteyebiliyorum. Evet. Salonuna kapanıp.
4:49
لا أريد رؤية أحد. لذلك، ربما قلت إنني غائم جزئيًا من ذلك المكان.
Kimseyi görmek istemiyorum falan. O yüzden muhtemelen öyle bir yerden parçalı bulutlu demişimdir.
4:55
لأن الحياة مثل شيء من هذا القبيل.
Ki zaten yani yaşamda öyle bir şey gibi.
처음 5분까지만 무료로 볼 수 있어요. 이어서 보려면 앱이나 확장 프로그램을 설치하세요.
다운로드다른 언어로 요청하기





![Zindagi Gulzar Hai - Episode 01 [HD] - ( Fawad Khan & Sanam Saeed ) - HUM TV Drama](https://img.youtube.com/vi/4x932mV1tkc/mqdefault.jpg)