Hikayelerimi Anlatmak İstiyorum 'KUBİLAY AKA' - İbrahim Selim ile Bu Gece 6. Sezon 22. Bölüm
0:00
موسيقى
Müzik
0:28
سيداتي وسادتي، مرحبًا بكم. كيف حالكم؟
Hanımlar, beyler hoş geldiniz. Ne haber?
0:32
كوبلاي آكا قادم.
Kubilay Akka geliyor.
0:39
لم يكن الأمر كذلك. كان هكذا. لكنك قلت لي أن أكون مرتاحًا. كنت دائمًا هناك. لم أكن أعرف ماذا يفعل الرجل.
Öyle değildi. Böyle. Ama sen dedin ki rahat ol dedin. Oralarını hep. Adam ne yaptığını bilmiyordum.
0:48
حسنًا، سأذهب. حفصة حفصة. حفصة.
Tamam da o gideceğim. Hafsa hafsa. Hafsa.
0:52
للبقاء قويًا. لا تحرق رأسي. سلالة
Güçlü kalmak için. Benim başımı yakmayın. soy
1:03
اسمها سيداتي
adını hanımlar
1:09
أيها السادة، تصفيقكم لكوبلاي آكال قادم
beyler alkışlarınızla Kubilay Akal geliyor
1:28
تفضل سيدي. كيف حالك؟
Buyurun efendim. Nasılsın?
1:32
متحمس. كيف حالك؟ بصراحة، أنا أيضًا متحمس. أول شيء نريد أن نسألك عنه كوبلاي.
Heyecanlı. Sen nasılsın? Valla ben de heyecanlıyım ya. Valla ilk önce sana şunu sormak istiyoruz Kubilay.
1:38
لماذا تأخرت علينا كل هذا الوقت؟ تقريبًا لديك مقابلة في تقويم الماريف.
Neden bize bu kadar geç geldin? neredeyse marif takviminde bile röportajın var Kuvilay.
1:46
لدينا واحدة هنا، لكن بصراحة، نحن الآن في حالة خصام. لكن حدث ذلك. يا لنا
Bir bizde yok ya valla artık küs çektik. Ancak oldu. Ya bizim
1:50
قمنا بمقابلة في وقت الحب 101، لكن كان ذلك في زمن الجائحة. لذلك قمنا بمقابلة عبر زوم.
aşk 101 zamanında bir röportaj yapmıştık ama pandemi zamanıydı. O yüzden böyle zoom'dan bir röportaj yapmıştık.
1:57
لكن كنت تريد البرنامج دائمًا. أعلم، أعلم. لم أقل ذلك لأحرجك، بصراحة. شعرت بالحرج.
Ama hep istiyordun zaten programı. Biliyorum biliyorum. Seni utandırmak için söylemedim valla. Utandım.
2:03
لكنها جاءت في الوقت المناسب. كوبلاي، لقد أصبحت للتو 30. عندما أقول جديد، أعني جديد جدًا. كان عيد ميلادك في 12 أبريل.
Ama denk geldi. Kuvilay çok yeni 30 oldun. Çok yeni derken bayağı yeni. 12 Nisan doğum günüydü.
2:14
كوبلاي أكان. لذلك، عيد ميلاد سعيد كوبلاي. عيد ميلاد سعيد كوبلاي.
Kubilay Akan'ın. O yüzden iyi ki doğdun Kubilay. İyi ki doğdun Kubilay.
2:22
عيد ميلاد سعيد. تفضل بالجلوس. حقًا.
İyi ki doğdun. Otur lütfen. Gerçekten.
2:30
أشعل الماي تاب. قد ينفخ الماي تاب. ماذا تفعل؟ انتظر دقيقة. تعال هنا يا أخي.
Maytabı yak. Maytabı üfler belki. Ne yapıyorsun? Bir dakika. Buraya gel abi.
2:37
ضعه هناك مثل لاز.
koysana Laz gibi orada.
2:41
لم يحدث. والله لم يحدث. أعني، الآن، كان من المفترض أن أحضره، كيف كان ذلك فكرة؟
Olmadı. Vallahi olmadı. Yani şimdi bunu zaten yakıp getirmek hani nasıl mesela bir fikirdi.
2:51
مثلًا، لا تصور الفيديو هنا. تمامًا.
Mesela burada videoyu çekmeyin. Aynen.
2:56
دعونا نترك غبائنا، لقد فعلنا ذلك على الهواء. دعني أفعل شيئًا. لقد عذبنا الرجل أيضًا.
Kendi salaklığımızı bırakın biz yayınlı yaptık. Şunu da şey yapayım. Adama da eziyet olduk.
3:04
عيد ميلاد سعيد، أفرات!
Doğum günü kutlu olsun Üfret!
3:11
شكرًا لك.
Teşekkür ederim.
3:20
شكرًا لك.
Teşekkür ederim.
3:24
هل سيكون هذا العمر مختلفًا تمامًا؟ لقد دخلنا الثلاثين وما إلى ذلك من قرارات. لقد مرت يومان فقط. صحيح.
Var mı bu yaşın bambaşka olacak? Otuzlara girdik falan gibi böyle kararlar. Daha iki gün oldu. Doğru.
3:32
لا أعرف. من المحتمل أن يأتي نضج ما، هناك دائمًا شيء من البيئة.
Bilmiyorum yani. Yani herhalde bir olgunluk gelecek falan gibi hep çevreden bir şey var.
3:37
لكنني أفكر، هل يأتي هذا النضج بسبب هذا الضغط؟ بصراحة، أنا من الجيل التركي الخامس ولم يحدث لي شيء.
Ama bu baskı, acaba bu baskıyla mı oluyor bu olgunluk falan gibi düşünüyorum. Valla ben Türk Beş'im ve pek bir şey gelmedi.
3:46
لم يحدث لي شيء. لم أشعر أن شيئًا مختلفًا سيحدث لي بعد.
Pek bir şey gelmedi. Ya bana da öyle böyle henüz farklı bir şey olacakmış gibi gelmedi.
3:51
أنت تبدو ناضجًا جدًا من الخارج. يبدو كذلك. قد يكون الأمر مختلفًا من الخارج.
Sen zaten dışarıdan oldukça oturaklı olgun görünüyorsun. Öyle de herhalde. Dışarıdan başka olabilir.
3:58
أي أنك لا تبدو ناضجًا على الإطلاق، بل تبدو بالغًا، شكرًا لك.
yani o hiç olgun değilmişsin gibi görünmüyor yetişkin gibi görünüyorsun teşekkür ederim
4:04
حسنًا، كطفل من التسعينات، أنت آخر جيل نشأ في الشارع، كنت طفلًا مفرط النشاط.
peki 90'lar çocuğu olarak sokağa son yetişen nesildensin sen hiperaktif bir çocukmuşsun
4:12
لقد قضيت وقتي في الشارع، كنت طفلًا لا يدخل المنزل، هل كانت لديك أم غريبة؟ كان الجيران يشكون كل يوم.
öyle geçti genelde eve girmeyen çocuktum var mı tuhaf bir annene her gün komşudan şikayet geliyor falan
4:21
كان الشكاوى تأتي، لكن أمي كانت تشارك أيضًا، نعم، كنت أزعجها كثيرًا.
şikayet geliyor ama annem de katılıyordu evet ya ben de çok muzdarıyordum
4:25
لذلك لم نكن نعاني كثيرًا من الشكاوى. أمي كانت دائمًا امرأة تحذرني بطريقة ما.
falan gibi O yüzden öyle çok da bir şikayetten dolayı muzdarip değildik. Annem zaten sürekli bir şekilde uyaran bir kadındı beni.
4:33
لأنها كانت مضطرة لتحذيري بسبب تصرفاتي. كنت أتسلق الجدران. كنت أعود إلى المنزل مغطى بالطين. كنت هكذا.
Çünkü uyarmak zorunda kalıyordu benim yüzümde. Çünkü diz duvara tırmanıyordum. Bir gün geliyordum her tarafından çamur akıyordu. Öyle bir çocuktum yani.
4:39
نشأنا في الشارع بشكل مفرط النشاط. رائع، كم هو جميل. نحن محظوظون. أعتبر نفسي محظوظًا، نعم.
Sokakta hiper aktif büyüdük. Harika ya ne kadar güzel. Şanslılardan. Şanslıyı sayıyorum kendime evet.
4:45
حسنًا، لديك أخت صغيرة تصغر منك بسبع سنوات. تقول إنكم فريق جيد جدًا. نعم.
Peki senden 7 yaş küçük bir kız kardeşin var. Çok iyi bir takım olduğunuzu söylüyorsun. Evet.
4:51
حتى أنك قمت بعمل وشم باسمها. للأسف، هناك بعض المشاكل في المسلسلات.
Hatta el arttırmış adını dövme yaptırmışsın. vardı maalesef dizilerde biraz problem oluyor.
4:57
عندما تكتب اسمًا، يجب أن يكون له قصة. لذلك كان علي أن أغطيه. إنه مكتوب في قلبي، إنه كل شيء بالنسبة لي.
İsim yazınca bir hikayesi olması gerekiyor. O yüzden üstünü kapatmak zorunda kaldım. Kalbimde yazıyor o benim her şey.
Only the first 5 minutes are free. Install the app or extension to keep watching.
DownloadRequest another language


![[전지적 참견 시점] 설레는 마음으로 오픈런 줄을 서는 최산🤗 넉살 좋게 앞사람과 스몰토크, MBC 261024 방송](https://img.youtube.com/vi/uI_Y8TaQ-F4/mqdefault.jpg)


