Kara Murat Kara Şövalye'ye Karşı | Cüneyt Arkın, Burçin Doğu | Türk Filmi | Full HD
0:00
شكراً لك. شكراً لك.
Thank you. Thank you.
1:00
شكراً لك.
Thank you.
1:30
النهاية أوه،
The End Oh,
2:03
أوه،
shit! Oh,
2:21
أوه،!
shit! Oh!
2:31
هذه واحدة جيدة! لا تجرؤ على احتضاني! سأحتضنك! سأحتضنك!
This is a good one! Don't you dare to give me a hug! I'll give you a hug! I'll give you a hug!
2:47
سأظهر لك خنزيراً! شكراً لك.
I'll show you a pig! Thank you.
3:30
لن أتمكن من محاربة هذا، إنه واحد من أهم الأشياء.
I will not be able to fight against this one of the most important things.
4:00
سألعب. أين أنت؟ أين أنت؟
I'm going to play. Where are you? Where are you?
4:21
لماذا أنت هنا؟ تعال هنا.
Why are you here? Come here.
4:34
لماذا تفعل هذا؟ لن أتمكن من الوصول إليك. لا تقلق، سأصل إليك.
Why are you doing this? I'm not going to get you. Don't worry, I'm going to get you.
4:41
سترى، إنه أكثر متعة. ما اسمك؟ آه!
You'll see, it's more fun. What's your name? Ah!
5:02
هيا، هيا، هيا! هيا! هيا، هيا!
Come on, come on, come on! Come on! Come on, come on!
5:49
أنا آسف.
I'm sorry.
6:00
أريد أن أكون أبي. لا أريدك أن تكون والدك. أنت هنا بالفعل. أنت الآن.
I want to be my father. I don't want you to be your father. You are already here. You are now.
6:07
لا تريد أن تكون والدك. سأعلمك كيف تعلم نفسك. ستكون قوة لك.
You don't want to be your father. I will teach you how to teach you. You are going to be a power for you.
6:15
أنت أكثر قوة. ستكون شخصاً جيداً. أنت شخص جيد.
You are more powerful. You are going to be a good guy. You are a good guy.
6:22
أنت شخص جيد. أنت شخص جيد. ستكون الشخص القادر على أن تكون أقوى بالنسبة لمعظم من يجب أن يكونوا أكثر قوة.
You are a good guy. You are a good guy. You would be the one who is capable of being stronger for the most of whom must be more powerful.
6:33
الآن، يجب أن تكون الدرع النهائي للمرأة المحاربة. يجب أن تكون الرجل المسلم الذي يعمل.
Now, you must be the ultimate shield of the warrior woman. You must be the Muslim man who works.
6:46
يجب أن تكون الرجل الأصلي للنعمة. ستكون الرجل الأصلي بالطبع.
You must be the original man of grace. You would be the original man of course.
6:54
لنذهب! لنذهب!
Let's go! Let's go!
7:24
لنذهب! اذهب! أديمار، أظهر نفسك!
Let's go! Go! Ademar, show yourself!
7:59
برافو مارك، برافو. يا ابن، سيف والدك. احمله بفخر.
Bravo Mark, bravo. Al oğul, babanın kılıcı. Onu şerefle taşı.
8:07
يوم الانتقام هو اليوم. لا تقلق أمي، سأحقق حق هذا السيف.
Gün intikam günüdür. Merak etme ana, bu kılıcın hakkını ver için.
8:14
لا تدع ظهرك يلمس الأرض يا ابن. ليكن طريقك مضيئاً، وليكن حظك مفتوحاً.
Sırtın yere gelmesin oğul. Yolun ışık, bahtın açık olsun.
8:20
أقدسك يا فارس مارك.
Seni takdis ediyorum şövalye Mark. B Undan sonra du. E. E.
8:28
E. E. E. E.
E. E. E. E.
8:36
E. E.
E. E.
8:44
إ. إ.
E. E.
8:52
سنكون بنفس الطريقة في الانتظار. أنت السلطان الدولة. سأكون في الطريق إلى الجانب. لن أكون في الطريق إلى الجانب.
We will be the same way to wait. You are the devletli sultan. I will be the way to the side. I will not be the way to the side.
9:21
النهاية
The End
9:51
النهاية
The End
10:21
أوه أوه أوه أوه
Oh Oh Oh Oh
10:29
أوه أوه أوه
Oh Oh Oh
10:37
أوه أوه أوه
Oh Oh Oh
10:47
سلام قائد مارك، مرحبًا بك في الحرب.
Selam kumandan Mark Welcome to the war.
11:22
الأمير كارلوس والفارس جاءوا، باشا. سيتمكنون من إعطائهم، لإعطائهم الهدايا. احصل عليهم.
Prince Carlos and the cavalier came, Paşa's. They will be able to give them, to give them gifts. Get them.
11:47
أنا آسف. وداعًا.
I am sorry. Goodbye.
12:11
لنذهب! زوجك؟ يجب أن يستسلم! زوجي سيقتل!
Let's go! Your husband? Should will give up! My husband will kill!
12:17
لن تفعل أي شيء أبدًا! لا تتوقف! لا تتحرك! لا!
You will never do anything! Don't stop! Don't move! Don't!
12:22
أوه أنا
Oh I'm
13:00
خارج.
out.
13:22
شكرًا
Thank
13:45
لك. شكرًا لك. شكرًا لك.
you. Thank you. Thank you.
14:52
شكرًا لك.
Thank you.
15:22
النهاية.
The End Up.
16:22
أوه، لا!
Oh, no!
16:53
اتركوني! اتركوا! يا خونة! اتركوا!
Bırakın beni! Bırakın! Alçaklar! Bırakın!
17:01
أشخاص بلا شرف! اتركوني!
Nollunsuz herifler! Bırakın beni!
17:09
مرحبًا أصدقائي! يا خونة! يا خونة! اتركوا!
Hey dostlar! Alçaklar! Alçaklar! Bırakın!
17:17
اتركوه! آه!
Bırakın! Ah!
17:27
هيا، هيا! هيا، هيا!
Come on, come on! Come on! Come on!
17:48
اخرج من هنا، أختي. أنت كثيرة. أنت كثيرة. أنت كثيرة. لا ضرر علينا.
Get out of here, Bacım. You are so much. You are so much. You are so much. We have no harm to you.
17:55
من أنت؟ كارلوس الذي مات من معسكر هذه الغابة. أنت من أنت؟
Who are you? Carlos' who died from the camp of this forest. You are so you are?
18:01
ماذا تعتقد في هذه الغابة؟ أنت كثيرة. أنت كثيرة. هيا، لنذهب.
What do you think of this forest? You are so much. You are so much. Come on, let's go.
18:08
أين أنت، أين أنت؟ أنا زينب. أنا ابنة كاراكا باشا. اللهم لك الشكر. أختي، عذراً على اسمك. من أين تأتي وإلى أين تذهب؟ اسمي زينب. أنا ابنة حُمَيْلي بك، كاراكا باشا. هل أنا ابنة كاراكا باشا؟
Where are you, where are you? I'm Zeynep. I'm Karaca Paşa's daughter. Allah'ım sana şükürler olsun. Bacım adını bağışla. Nereden gelir nereye gidersin? Adım Zeynep. Hümeyli Beyler Bey Karaca Paşa'nın kızıyım. Karaca Paşa'nın kızı mı?
18:16
كارلوس اقتحم قصرنا بخطة خبيثة. أخذ والدي كرهينة وذبحوا الجميع.
Carlos alçakça bir tertiple sarayımızı bastı. Babamı tutsak alarak herkesi kılıçtan geçirdiler.
18:21
رجالنا الأوفياء أجبروني على ركوب الحصان وإبعادي عن القصر بسبب هذه المجزرة.
Sadık adamlarımız beni bu katliamdan uzaklaştırmak için zorla ata bindirip saraydan uzaklaştırdılar.
18:27
لكن جنود العدو طاردوني حتى هنا وجاءوا ورائي. لو لم تصلوا، كنت سأهلك.
Fakat düşman askerleri beni buraya kadar kovalayıp peşimden geldiler. Eğer yetişmeseydiniz mahvolmuştum.
18:33
ابنة كاراكا باشا هي تاج رؤوسنا. من الآن فصاعداً، نحن تحت أمرك، سيدتي.
Karaca Paşa'nın kızı başımızın tacıdır. Bundan sonra emrindeyiz sultanım.
18:39
لا تحزنوا على والدكم. سننقذه مهما كلف الأمر. سنأخذ ثأر كاراكا باشا جميعاً.
Babanız için üzülmeyin. Onu ne bağısına olursa olsun kurtaracağız. Hepimiz Karaca Paşa'nın intikamını alacağız.
18:47
نعم. شكراً. أشكركم جميعاً باسم والدي. أنت كاراكا باشا.
Evet. Sağ olun. Hepimize babam adına teşekkür ederim. Sen Karaca Paşa.
18:53
أنت رهينتنا ودرعنا ضد السلطان محمد الفاتح.
Bizim hem tutsağımız hem de Fatih Sultan Mehmet'e karşı kalkanımızsın.
18:58
إذا أصدر أمر غزو علينا، سترى رأسك على برج القلعة. ستخبر السلطان بهذا الوضع برسالة.
Üzerimize sefer fermanı verirse kelleni kale burcunda görür. Sen bu durumu sultanına bir mektupla bildireceksin.
19:06
لن أكتب رسالة بأمرك. نحن سنكتب.
Ben senin buyrunla mektup yazmam. Biz yazarız.
19:11
سيدتي، هل يقدّر الفاتح رأسك؟ لا تفكر في أي هجوم على بلادنا حتى لو كان صغيراً.
Sultanım Fatih bakalım senin kellene kıymet veriyor mu? Ülkemize karşı en ufak bir saldırıyı aklından bile geçirmeyesin.
19:19
وإلا ستوقع على أمر إعدام كاراكا باشا. التوقيع: فرينز كارلوس.
Aksi taktiğe Karaca Paşa'nın ölüm fermanını imzalamış olursun. İmza Frenz Carlos.
19:26
ما هذه الوقاحة؟ من هو هذا الكلب كارلوس؟ ماذا يظن نفسه؟ بأي جرأة يتحدانا؟
Bu ne küstahlık? Kimdir Carlos denen köpek? Ne sanır kendini? ne cüretle meydan okur bize.
19:35
تدمير بلاده، وتحويل قصره إلى رأسه، ليس بالأمر الصعب علينا.
Ülkesini yerle bir etmek, sarayını başına geçirmek bizim için işten bile değildir.
19:41
لكنني أفكر في كاراكا باشا. إنه وزير ثمين. إنه ضروري لدولتنا.
Lakin, Karaca Paşa'yı düşünürüm. Değerli bir vezirimdir. Devletimize gereklidir.
19:48
نتوقع منه المزيد من الخدمات. يجب أن نفكر في سلامة كاراكا باشا.
Kendisinden daha nice hizmetler bekleriz. Karaca Paşa'nın can emniyetini düşünmek gerektir.
19:57
ماذا عنكم؟ سأسمح بإرسال وحدة فدائية. لقد فكرت جيداً، أيها الوزير.
Ya siz ne düşünürsünüz? Bir fedai birliğini göndermeye sağlık veririm. İyi düşündün vezirim.
20:06
خذوا تيز كرمورات البطل إلى الراحة.
Tez Karamurat yiğidimi huzura alın.
20:16
انظر كرامورات، أنتظر منك خدمة مهمة. تفضل، سيدتي.
Bak Karamurat, senden önemli bir hizmet beklerim. Buyur sultanım.
20:21
فرينز كارلوس يحتجز كاراكا باشا رهينة ضدنا ويتحدى دولتنا.
Frens Carlos, Karaca Paşa'yı bize karşı rehin tutarak devletimize meydan okumaktadır.
20:28
...حتى تعرف حدودك. كما تأمر يا سلطاني. لكن... ...لا أريد أن يمس شعر واحد من كارا جا باشا.
...Ez varıp haddini bildiresin. Emredersiniz sultanım. Lakin... ...Karaca Paşa'nın kılına halel gelsin istemem.
20:35
لا تقلق يا سلطاني. خذ. ليكن هذا الأمر بجانبك. بإذنكم يا سلطاني.
Merak buyurmayın sultanım. Al. Bu fermanımız yanında bulunsun. İzninizle sultanım.
21:06
لقد علمنا أن الفاتح أرسل الفدائي كارا مراد في طريقه إلينا.
Haber aldığımıza göre Fatih'in Karamurat isimli fedaisi yola çıkmış, buraya gelirmiş.
21:11
يبدو أن الفاتح يهتم بكارا باشا أكثر مما كنا نعتقد. أو أنه لا يهتم بنا.
Anlaşılan Fatih Karaca Paşa'ya sandığımızdan daha çok önem veriyor. Yahut da bize önem vermiyor.
21:18
سمعت أن كارا مراد يمتلك سلاحًا رائعًا. من المؤكد أنه ليس مجرد سلاح عادي.
Duyduğuma göre bu Karamurat müthiş bir silah şöğürmüş. Herhalde bir kara sova ye değildir.
21:23
ليس واحدًا بل ألف كارا مراد، سأستحقهم جميعًا. ...يجب أن تلتقط كارا مراد يا مارك.
Bir değil bin Karamurat gelsin hepsine haklarım. ...Kara muradı yakalamalısın Mark.
21:30
يمكننا أن نتعلم الكثير منه. لا تقلق. سأركب عليه مثل النسر.
Ondan çok şey öğrenebiliriz. Merak etmeyin. Tepesine bir kartal gibi bineceğim.
21:34
ترجمة
Çeviri
21:40
وترجمة م.ك.
ve Altyazı M.K.
22:21
من الذي جعلكم في هذه الحالة؟ كارلوس ورجاله
Kim koydur sizi bu hali? Carlos ve adamlara
22:26
في عزرائيل رحمة، لكن ليس لديه رحمة.
Azrail'de acıma vardır Ama onda Asla
22:36
هل جاء كارا مراد إلى هنا؟ هل تبيعونه؟
Karamurat buraya geldi mi? Satıyor musunuz onu?
22:41
أقول لكم، تحدثوا، لا أعرف، لم يمر قريتنا. أنتم تكذبون.
Size söylüyorum konuşsanıza Bilmiyorum bizim köye uğramadı Yalan söylüyorsunuz
22:50
إذا لم تتحدثوا، سأمرر السيف على كل القرية. نحن جميعًا مستعدون للموت من أجل كارا مراد.
Konuşmazsanız bütün köyü kılıçtan geçiricim Hepinizi geberk için Karamurat için hepimiz ölmeye hazırız
22:58
جيبر اجلس على هذه الأشياء!
Geber Otur şunları!
23:08
كلهم يمتطون كارا مراد! تعالوا، ارموا هؤلاء!
Hepsi biner kara murat bunların! Gel atın şunları!
23:15
لا تضعوا حتى واحدًا منهم على اليمين!
İttekini bile sağa koymayın!
23:33
لقد قتلوا. قتلوا الجميع. من فعل هذا؟
Öldürdüler Herkesi öldürdüler Kim yaptı bunu
23:38
الفرسان السود و رجالهم
Kara şovali ve adamları
23:58
أحرفوا في داخلكم. أحرفوا. الفارس الأسود.
İçiniz harfet. Harfet. Kara sovalye.
24:05
الفارس الأسود. الفارس الأسود.
Kara sovalye. Kara sovalye.
24:36
من أنت؟ هل كنت فضولياً جداً يا صديقي؟ حسنًا، سأخبرك. اسمي كارا مراد.
Kimsin sen? Çok mu merak ettin Ahbap? Peki söyleyeyim öyleyse. Adım Karamurak.
24:43
كنت أبحث عنك أيضًا. سمعت. لم أرد أن أزعجك أكثر. أخذت نفسي وجئت.
Ben de seni arıyordum. Duydum. Seni daha fazla zahmete sokmak istemedim. Kaptım kendim geldim.
24:49
أنت إما مجنون أو غبي. أنا لست مجنونًا. لكنك غبي. لا يوجد سيف أكثر حدة في أوروبا من هذا.
Sen ya delisin ya da aptal. Ben deli değilim. Ama sen aptalsın. Avrupa'da bundan daha keskin kılıç yoktur.
24:58
شكرًا لمشاهدتكم.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
25:28
ترجمة
Altyazı
25:43
م.ك. شكرًا لمشاهدتك.
M.K. İzlediğiniz için teşekkür ederim.
26:31
لماذا تتوقف؟ اقتله، أسرع، كن مستعدًا.
Ne duruyorsun öldürsene Yürü Hazır ol
26:58
لقد أمسكنا بالفارس الأسود. خائن. ماذا فعلت بأبي؟ هل قتلته؟ أبوك؟ أبوك ليس لأحد.
Kara şövalyeyi yakaladık. Alçak. Ne yaptın babamı? Öldürdün mü onu? Baban mı? Baban kimsenin?
27:06
كاراجا باشا. بيه روميلي. إذن أنت ابنته. نعم.
Karaca Paşa. Rumeli Beyler Bey. Demek sen onun kızısın. Evet.
27:11
الآن سأقتلك وأنتقم لأبي. لا يمكنك الهروب مني، الفارس الأسود. أنا لست الفارس الأسود.
Şimdi seni gebertip babamın intikamını alacağım. Elimden kurtulamazsın Kara Şövalye. Ben Kara Şövalye değilim.
27:20
أنت وحش وقاتل كاذب مثير للاشمئزاز. أنا لا أكذب. اسمي كارامورات.
Bir canavar olduğun kadar iğrenç bir yalancısın. Ben yalan söylemem. Adım Kara Murat.
27:27
أنت خادم الفاتح؟ نعم، أنا خادم السلطان محمد الفاتح، كارامورات. أمر السلطان تحت حزامي.
Fatih'in fedaisi mi? Evet Fatih Sultan Mehmet'in fedaisi Kara Murat. Sultanın fermanı kuşağımın altında.
27:48
لقد صدقتك. كيف يمكن أن يكون؟ كان ذلك الرجل يشبهك كثيرًا.
Sana inandım. Peki nasıl olur? O adam sana çok benziyordu.
27:54
ذلك الرجل كان أخي محمد. الشبه بيننا قد خدعكم. صدقوني.
O adam benim kardeşim Mehmet'ti. Aramızdaki benzerlik sizi yanılttı Bana inanın
28:00
سأنقذ والدك وأخي. دعنا نساعدك. ليس الآن.
Hem babanızı hem de kardeşimi kurtaracağım Biz de sana yardım edelim Şimdi değil
28:07
عندما يحين الوقت سأطلب مساعدتك. يجب أن أدخل القصر الآن.
Sırası gelince yardımlarınızı isterim Benim şimdi hemen saraya girmem gerek
28:14
إذا أظهرت هذه الخاتم لوالدي، سيصدقك. شكرًا.
Bu yüzüğü babama gösterirsen sana inanır Sağol
28:26
شكرًا لمشاهدتك.
İzlediğiniz
28:50
شكراً لك. أسرع!
için teşekkür ederim. Yetişin!
29:04
أسرع! النجدة! النجدة! النجدة!
Yetişin! İmdat! İmdat! İmdat!
29:13
مبروك يا بي! النجدة! النجدة! أسرع!
Kutlar Bey! İmdat! İmdat! Yetiş!
29:25
شكراً لك مارك، وصلت في الوقت المناسب. لا يوجد شيء.
Teşekkür ederim Mark tam zamanında yetiştim Bir şey yok ya
29:28
لو لم تكن هنا، لكنت ميتاً الآن. الله يحفظك، جميلتي بيرانس. موسيقى موسيقى
Sen olmasaydın şu anda ölmüş olacaktım Tanrı seni korusun güzel Pürensesim Müzik Müzik
29:36
موسيقى موسيقى موسيقى.
Müzik Müzik Müzik
29:42
موسيقى موسيقى موسيقى
Müzik Müzik Müzik
29:48
موسيقى ماشيستت، لقد جلبت لك أخبارًا جيدة. عدوك كارا مراد سيفي تحت قدميه.
Müzik Maşestet size iyi haberler getirdim. Düşmanınız Kara Murat kılıcımın altında can ver.
29:55
لم يكن لدي أدنى شك مارك. أهنئك. لقد حققت إنجازًا رائعًا.
Hiç şüphem yoktu Mark. Seni tebrik ederim. Çok iyi bir iş başardın.
30:02
مرة أخرى، أهنئك يا والدي. لقد أنقذتني من كارا مراد وأنقذتني من الموت.
Bir kere daha tebrik edin babacığım. Sizi Kara Murat'tan, beni de ölümden kurtardı.
30:09
أنا فخور بك يا مارك. أنت سيف انتقامنا ضد المسلمين.
Seninle iftihar ediyorum Mark. Müslümanlara karşı sen bizim intikam kılıcımızsın.
30:14
ستنتظر سيف الانتقام الضربة الأخيرة بفارغ الصبر، يا جلالة الملك.
İntikam kılıcı son darbeyi sabırsızlıkla bekleyecek majestet.
30:19
أوه مارك، لقد بدا لك جميلاً أن تحلق لحيتك وشواربك.
Ooo Mark, sakalını bıyığını kesmen yakışmış sana.
30:34
أقول لك، تحدث. تحدث. يكفي.
Konuş diyorum sana. Konuş. Yeter.
30:48
ألن تتحدث بعد؟ لا أعلم. حتى لو علمت، لن أخبرك. عليكم جميعاً الخروج. يمكنني أن أجعله يتحدث.
Hala konuşmayacak mısın? Bilmiyorum. Bilsem de söylemem. Hepiniz çıkın. Ben onu konuşturabilirim.
31:08
أنا الفدائي لكاراموراد. جئت لمساعدتكم بأمر من سلطاننا.
Ben Fatih'in fedaisi Kara Murad'ın. Sultanımızın emriyle size yardıma geldi.
31:16
أعتذر يا سيدي. أخطأت في الاحترام. كان يجب أن أتصرف هكذا أمامهم. أنتم محقون في الشك بي.
Bağışlayayım paşam. Saygıda kusur ettim. Onların yanında öyle davranmak zorunda kaldım. Hakkında kuşkuya düşmekte haklısınız.
31:23
لكنني لم أكن من سحب السيف ضدكم. كان أخي التوأم الذي يشبهني.
Lakin size kılıç çeken ben değildim. Bana benzeyen ikiz kardeşimdi.
31:28
خطفه كارلوس عندما كان صغيراً، وقد نشأ كعدو لنا. هل تظن أنني ساذج لدرجة تصديق هذه الأكاذيب؟
Carlos onu küçükken kaçırmış, bize düşman olarak yetiştirmiştir. Sen beni bu yalanlara inanacak kadar saf mı sanırsın?
31:35
ألا تصدقون ذلك أيضاً يا سيدي؟ هذه خاتم ابنتي.
Buna da mı inanmazsınız paşam? Kızımın yüzüğü bu.
31:42
ابنتك في أمان. كل ما يزعجها هو كونك هنا كأسير. كانت قلقة فقط على ابنتي. لقد تلقيت أخباراً جيدة عنها.
Kızınız saatte. Tek üzüntüsü sizin burada esir olmanız. Tek endişem kızımdı. Sağlık haberini aldım ya.
31:50
هل سأموت الآن؟ لا تقلق يا سيدي. سننقذك من هنا. سيكون هناك مخرج سري من القلعة.
Artık ölsem de kan mi hemen? Merak etmeyin paşam. Sizi buradan kurtaracağız. Kalenin gizli bir çıkış yolu olacak.
31:57
سنتعلم ذلك من غلوريا وسنأخذك. هناك خطة تتشكل!
Bunu Gloria'dan öğrenip sizi kaçıracağız. Bir aklı geliyor!
32:21
كيف حال والدي؟ رأيت والدك وتحدثت معه. كيف صحته؟ جيدة. جيدة جداً.
Babam nasıl? Babanı gördüm, konuştum. Sağlığı nasıl? İyi. Çok iyi.
32:27
عندما تلقيت أخبارك، شعرت بالسعادة. هل سنتمكن من إنقاذه؟
Senden haber alınca sevindim. Kurtarabilecek miyiz onu?
32:34
أعطني عشرة فدائيين، يكفي. ستقتربون من الأسوار وتنتظرون إشارتي.
On fedayı ver bana yeter. Surlara yaklaşıp işaretimi bekleyeceksiniz.
32:39
سأقوم بإزالة الحراس وسأفتح الباب، ثم سأشير إليكم من نافذة القصر.
Ben nöbetçileri bertaraf edip kapıyı açtıktan sonra saray penceresinden meşaleyle işaret vereceğim.
32:47
عندما تتلقون إشارتي، سيتحركون. سيكون الأمر سهلاً جداً بعد دخولهم القصر.
İşaretimi alınca harekete geçecekler. Onlar saraya girdikten sonra işimiz çok kolay.
32:53
سأكون هناك أيضاً. لا. هذا مستحيل. لا أستطيع تعريضك للخطر.
Ben de orada olacağım. Hayır. Katiyen olmaz. Seni tehlikeye atamam.
32:59
بينما تضحي بنفسك من أجل والدي، لا أستطيع البقاء هنا. إذا كان علينا الموت، فلنموت معاً.
Siz kendinizi babam için feda ederken ben burada kalamam. Öleceksek beraber ölelim.
33:41
كنت أنتظرك يا مارك. أردت أن أكون معك هذه الليلة. عندما أنظر إلى عينيك...
Seni bekliyordum Mark. Seninle olmak istedim bu gece. Senin gözlerine bakınca...
33:47
...أحياناً أتساءل، هل هذا هو مارك؟ كلما انتقمت من الأتراك... أكتسب هويتي...
...bazen acaba bu Mark mı diyor? Türklerden intikam aldıkça... ...kimliğimi kazanıyor...
33:54
...وأشعر بقوة أكبر. سيكون هذا سبب تغييري.
...ve daha güçlü hissediyorum kendimi. Değişikliğim bundan olacak.
33:59
هل لا يزال كاراجا باشا في الزنزانة؟ أنت تفاجئني يا مارك. هل قمت بحبس كاراجا باشا بيدك...
Karaca Paşa hala hücrede mi? Beni şaşırtıyorsun Mark. Karaca Paşa'yı kendi elinle...
34:05
...في الزنزانات تحت الأبراج؟ أليس كذلك؟
...kulelerin altındaki zindanlara... ...kapatmadın mı? Öyle ya.
34:15
أنت جميلة جداً لدرجة أنني أنسى كل شيء بجانبك. لكن هذا قليل.
O kadar güzelsin ki... ...senin yanında her şeyi unutuyorum. Ama bu gel az.
34:24
ترجمة
Altyazı
34:40
م.ك. إزغون
M.K. İzgün
35:11
اذهب واحضر. أأمرك سيدي.
gitsin al. Emredersiniz efendim.
35:26
كيف تسير الأمور؟ تسير بشكل جيد يا قائد. جيد. سأقوم بإصلاح هذا.
Eee nasıl işler yolunda mı? Yolunda kumandanım. Güzel. Ben de düzel şunu.
35:34
لكن بعد الآن لن تسير الأمور بشكل جيد.
Ama bundan sonra yolunda olmayacak. Altyazı M.K.
36:24
م.ك. إزغون شكرًا.
Altyazı M.K. Thank you.
36:44
شكرًا.
Thank you.
37:14
نهاية السنة يا بابا، بابا! ابنتي! حبيبي!
The end of the year Baba, babacom! Kızım! Yavrum!
37:24
ولدي! هيا!
Evladım benim! Hadi!
37:44
آسف. آسف. آسف. آسف.
I'm sorry. I'm sorry. I'm sorry. I'm sorry.
37:52
آسف. آسف. آسف.
I'm sorry. I'm sorry. I'm sorry.
37:58
لكن لم تقتلني؟ لا، عذراً. آسف. آسف.
But you did not kill me? No, ma'jeste. I'm sorry. I'm sorry.
38:06
كنت في سجن. كنت في سجن. حسنًا، من هذا الرجل؟
I was in a prison. I was in a prison. Well, what is this guy?
38:13
حسنًا، من هذا الرجل؟ حسنًا، من هذا الرجل؟ كارا مراد. كارا مراد؟
Well, what is this guy? Well, what is this guy? Kara Murat. Kara Murat mı?
38:21
اذهب! اذهب! شكرًا.
Go! Go! Thank you.
39:10
شكرًا.
Thank you.
39:40
شكرًا.
Thank you.
40:33
آسف. لست متأكدًا.
I'm sorry. I'm not sure.
41:10
شكرًا. شكرًا.
Thank you. Thank you.
42:10
شكرًا. لا!
Thank you. Thank you.
43:10
شكرا. لا!
Thank you. No!
43:56
أنت لست سهلاً في الموت. أنت لست سهلاً في الموت.
You're not so easy to die. You're not so easy to die.
44:06
أنت تقتلني أنت تقتلني أنت تقتلني أنت تقتلني أنت تقتلني أنت تقتلني
You are killing me You are killing me You are killing me You are killing me You are killing me You are killing me
44:20
كاراكا باشا مع الأسيلر مكان المكان ستستمر هذه الأحداث
Karaca Paşa with Asiler The place of the place This event will continue
44:26
أنت تقتلني لا أستطيع رؤيتك. لا أستطيع رؤيتك. لا أستطيع رؤيتك. لا أستطيع أن أسمح لك بذلك.
You are killing me I can't see you. I can't see you. I can't see you. I can't let you get it.
45:05
أنا آسف، أنا آسف. شكراً لك.
I'm sorry, I'm sorry. Thank you.
46:03
لا أعرف ما الذي يحدث. إذا كان عليك الذهاب إلى المنزل، ستكون أفضل قليلاً. هناك تأثير لك.
I don't know what the hell is. If you have to go to the house, you'll be a little bit better. There is an effect for you.
46:33
أنا خارج.
I'm out.
47:03
يا إلهي.
Oh, my God.
47:33
أوه! أوه! أوه! أوه! أوه! أوه!
Uhhhhhhh! Oh! Oh! Oh! Oh! Oh! Oh!
47:59
أخرجوه! ألقوه في الزنزانة! اتركوه!
Yaka lan! Zindana atın şunu! Crabuq olun!
48:09
غداً سيتم إعدامك مع شفق. أحضرهم!
Yarın Şafak'la beraber idam edileceksin. Getirin!
48:34
أنا آسف، أنت خارج من هنا.
I'm sorry, you're out of here.
48:58
أنا آسف. هذا
I'm sorry. This
49:09
هو الطريق الذي يمكنك رؤيته.
is the way you can see it.
49:36
هذه هي معركتنا الأولى.
This is our first fight.
49:46
يا سيدي، نحن نتحدث عن المعركة الأخيرة. يمكنك التحدث عن المعركة الأخيرة.
Paşam, we are talking about the last fight. You can talk about the last fight.
49:54
يمكنك التحدث عن المعركة. يمكنك التحدث عن المعركة.
You can talk about the fight. You can talk about the fight.
50:01
يمكنك التحدث عن المعركة. هذه طريقة سهلة جداً. قد تكون حياة للعيش. أنا آسف.
You can talk about the fight. This is a very easy way. It could be a life to live. I'm sorry.
50:11
أنا آسف. أنت ذئب مثلما يمكنك الحصول على كلبك.
I'm sorry. You're a wolf like you can get your dog.
50:21
لقد كانت لدي رحلة معك. لقد كانت لدي رحلة معك من كل الطريق. كان جدي يبكي.
I had a trip with you. I had a trip with you from all the way. My grandfather had a tear.
50:27
كنت أخاً لأحول لمسة. كنت تركياً لأعطيك رحلة.
I was a brother to turn a touch. I was a Türk's to give a trip to you.
50:35
أنت هنا الآن، أنت هنا الآن، أنت الآن في شمال جانب مارك في إسطنبول. أنا خارج.
You are now here, you are now here, you are now in the north of Mark's side of Istanbul. I'm out.
51:35
أوه،
Oh,
51:48
يا إلهي.
my God.
52:05
أوه أوه
Oh Oh
52:35
هيا! هيا!
Come on! Come on!
52:52
أريدك أن تذهب! سأذهب. آآآه!
Come on! Come on! Come on!
53:00
هناك! آآآه!
I want you to go! I'll go. Aaaahhh!
53:33
هنا، هنا! هيا بنا.
There! Aaaahhh!
53:58
هنا، هنا! لنذهب.
Here, here! Let's go.
54:05
لنذهب. لنذهب.
Let's go. Let's go.
54:14
أنا آسف. أنا آسف. كنا في منتصف كارا جا باشا. كنا في منتصف كارا جا باشا.
I'm sorry. I'm sorry. We were in the middle of the Karaca Paşa. We were in the middle of the Karaca Paşa.
54:20
كنا في منتصف اليوم. إنه لأمر مؤسف. إنه لأمر مؤسف.
We were in the middle of the day. It's a shame. It's a shame.
54:29
لا أستطيع الانتظار للمرة الأولى. لا أستطيع الانتظار للمرة الأولى. لا أستطيع الانتظار للمرة الأولى. لقد كان مؤسفًا جدًا. لن يأتي كارا جا باشا آخر إلى هذا العالم. كان أعز وزيري. كان أعز معلمي.
I can't wait for the first time. I can't wait for the first time. I can't wait for the first time. Çok yazık oldu. Bir Karaca Paşa daha gelmez bu cihana. O benim en değerli vezirim. En değerli hocamdı.
54:38
ألم قلبه استقر في قلبي كارا مراد. أنت محق، سيدي.
Acısı yüreğime çöktü Karamurat. Haklısınız sultanım.
54:44
إن مهارته التي أظهرها في إدارتنا لن تجد لها مثيلًا في هذا العالم.
Onun devleti idaremizde gösterdiği mahareti gösterecek bir başka zor bulunur bu cihandı.
54:54
...كان كارا مراد هكذا... ...كان هكذا. كان أفضل وزيري.
...Öyleydi Kara Murat... ...Öyleydi. En iyi vezirim de o benim.
55:05
امسكوا بهذا الكلب! ما هذه الفوضى يا كارا مراد؟
Yakalayın bu köpeği! Bu ne iştir Kara Murat?
55:13
كنا نعتبرك أكثر رجالنا ولاءً. كنا نحبك كابن. كنا نثق بك أكثر من أي شخص آخر.
Seni en sadık adamımız bilirdik. Bir evlat gibi severdik. Sana herkesten çok güvenirdik.
55:19
لماذا تريد أن تقتلنا؟ لمن تخدم؟ لماذا تصمت، أجبني!
Canımıza kastetmek nedendir? Kime hizmettir? Ne susarsın cevap dersene!
55:29
عار عليك! كانت خيانة كارا جا باشا أكثر ألمًا من موته. خذوه!
Yazıklar olsun! İhanetin Karaca Paşa'nın ölümünden de acı oldu. Götürün!
55:36
اضربوا عنقه! إذا قالوا إن البحار جفت، والأنهار لم تعد تجري، سأصدقهم.
Vurun kellesini! Denizler kurudu, ırmaklar akmıyor deseler inanırım.
55:42
إذا قالوا إن العالم قد انقلب، سأصدق ذلك أيضًا. لكن لا أحد يمكنه إقناعي بخيانة كارا مراد.
Dünya tersine dönüyor deseler ona da inanırım. Ama Kara Murat'ın ihanetine kimse inandıramaz beni
55:50
ابني لا يمكن أن يكون خائنًا، لا يمكن أن يكون. لدى زوجك الراحل ووالدك ذكريات كبيرة لدينا.
Benim oğlum hain olamaz, olamaz Rahmetli kocanla babanın bizde çok büyük hatıraları vardır
55:58
لكن إدارة الدولة لا تتم بالمشاعر. الخيانة لا تظل بلا عقاب.
Lakin devlet idaresi hatırla gönülle olmaz İhanet cezasız kalmaz
56:04
أمام الدولة، أعناقنا أرق من الشعر. لا أستطيع أن أقول إن ما قاله سيدنا هو الأبيض.
Devlet karşısında boynumuz kıldan incedir Sultanımızın kara dediğini ak diyemem
56:11
إذا قال عن ابني إنه خائن، لا أستطيع أن أنكر ذلك. لقد حاول قتل سيدنا، ماذا أفعل مع ابني؟
Oğluma hain dediyse değildir diyemem Sultanımızın canına kastetmiş ben evladı neyleyim
56:18
ليتحمل العقوبة، لكن قلب الأم لا يقول ذلك، بل يحترق.
Varsın cezasını çeksin Lakin ana yüreği böyle demez yanar
56:25
تحترق بشكل لا ينطفئ. ألمها لا يمكن مقارنته بأي ألم. لا يستطيع أحد تحمل معاناتي.
Öyle bir yanar ki ateşi sönmek bilmez Acısı hiçbir acıyla kıyaslanamaz Benim derdime kimseler dayanamaz
56:35
لكنني أم عثمانية. أضع حجرًا على صدري، وأعرف كيف أسكت قلبي.
Ama ben bir Osmanlı anasıyım Bağrıma taş basar yüreğimi susturmasını bilirim
56:41
حتى لو تم ضرب ابني، لن تسقط دمعة واحدة من عيني. وصمة الخيانة أسوأ من الموت.
Oğlunun boynuna vurulsa da gözümden tek damla yaş gelmez. İhanet damgası yemek ölmekten beterdir.
56:50
يا سيدة الحكمة. لو كنت تبكين كالأمواج أمامنا، لما اهتز لنا شعرة.
Bilge hatun. Önümüzde seller gibi gözyaşı dökseydin kılımız kıpırdamazdı.
57:00
لكن تحدثت كحكيمة تليق باسمك. منحنا حياة ابنك لحكمتك.
Lakin sen adına yakışır şekilde bir bilge gibi konuştun. Oğlunun hayatını bilgeliğine bağışladık.
57:08
شكرًا لك، سيدي. أطلقوا سراح كارا مراد!
Sağ olun sultanım. Salın karamuradı!
57:16
ليعيش مع علامة الخيانة على جبينه! لو كان والدك حيًا، لكان هو من ضربك.
Alnında ihanet damgasıyla yaşamak neymiş görsün! Baban sağ olaydı, senin boynuna o vururdu.
57:24
لكن كأم، لم أستطع التحمل. لقد عفوت عنك أمام سلطاني.
Ama analık, dayanamadım. Sultanıma bağışlattım seni.
57:44
الآن أجبني. لماذا أردت قتل حاكمنا؟ سيتعين عليك الصلاة والدعاء.
Şimdi bana cevap ver. Hünkârımızı neden öldürmek istedin? Namaza durup dua edeceksin.
57:52
العبادة تطهر الروح من كل الشرور. أم أنهم سحروا لك؟
İbadet ruhu bütün kötülüklerden temizler. Yoksa büyü mü yaptılar sana?
57:58
أنت مسلم، لكنك كمن في دلو الشيطان! أي مسلم؟ أنا مسيحي. مسيحي؟
Kova içindeki şeytanı Müslümansın sen Karamurak! Ne Müslümanı? Hristiyanım ben. Hristiyan mı?
58:06
هل جننت يا كرموراك؟ ماذا تقول؟ أم أنك... ...أم أنك محمدي المخطوف؟ أنت...
Çıldırdın mı sen Karamurak? Neler söylüyorsun? Yoksa... ...yoksa sen benim kaçırılan Mehmet'im misin? Sen...
58:14
...لتكن أنت! دعنا نقول محمد! محمد!
...sen olsun! Mehmet diyelim ben! Mehmet!
58:21
محمد لا تذهب! لا تترك أمك! محمد توقف لا تذهب! محمد!
Mehmet gitme! Anneni bırakma! Mehmet'im dur gitme! Mehmet'im!
58:45
تعبت الأعلام. هل يمكنك أن تكون هنا؟ حسنًا سيدي.
Aklar yoruldu. Şurada mı olaverin? Peki paşam.
58:56
أهلاً وسهلاً أيها السادة. شرفتمونا. تفضلوا. تفضلوا سيدي. أسرعوا.
Hoş geldiniz ağalar. Şeref verdiniz. Buyurun. Şöyle buyurun paşam. Koşun.
59:05
أحضروا اللبن. افتحوا الطريق! لا تتأخروا لكن ليس لدينا وقت للقهوة. هيا!
Ayran getirin. Aç sürek! Eksik olmayın ama kahvelik vaktimiz yok. Ol!
59:24
ماذا حدث؟ لماذا تتردد في إعطائي كوبًا من اللبن؟ كيف تجرؤ على ذلك أمام سلطاننا؟ ماذا تقول؟
Ne oldu? Bir bardak ayranı neden esirgersin benden? Nasıl kıyaksın sultanımıza? Sen neler söylersin?
59:32
سأتحدث عن خيانتك. خيانة؟ أي خيانة؟
İhanetinden bahsederim. İhanet mi? Ne ihanet?
59:42
أقسم بالله. موت يا أمين. خائن كرموراك. لا يمكن لأحد أن يصف كرموراك بالخيانة.
Allah'ından bula. Geber Emin. Hain Karamurat. Hiç kimse Karamurat'a hain diyemez.
59:49
لقد حاول طعنه حاكمنا. سيدي. لقد تراجعت عن الذهاب إلى إسطنبول. سأذهب إلى والدتي.
Padişahımızı bıçaklamaya kalktı o. Paşam. İstanbul'a gitmekten vazgeçtim. Anama uğrayacağım.
1:00:10
هيا يا أطفال، نحن ذاهبون إلى السلطان في إسطنبول. دعنا نذهب سيدي.
Hadi çocuklar İstanbul'a sultana gidiyoruz. Gidelim paşa.
1:00:44
سلام ماشيستا. سلام مارك. هل انتهيت؟ هل قتلت الفاتح؟ كان الأمر قريبًا.
Selam Maşeste. Selam Mark. Tamam mı? Öldürdün mü Fatih'i? Ramak kalmıştı.
1:00:50
لقد نجوت من طرف خنجري. وكدت أفقد رأسي في إسطنبول. لقد عدت من الموت ماشيستا.
Hançerimin ucundan kurtuldu. Ben de az kalsın kellemi İstanbul'da bırakıyordum. Ölümden döndüm Maşeste.
1:00:57
لم تتمكن من قتل الفاتح، ولم أتمكن من قتل كرموراك. في لحظة الإعدام، هربه كارا جا باشا ورجاله من بين أيدينا.
Sen Fatih'i öldüremedin, ben de kara muradı. Tam idam edileceği sırada Karaca Paşa ile adamları avucumuzun içinden kaçırdılar onu.
1:01:08
كاراكا باشا كان لدينا ورقة رابحة. الآن لم نعد نستطيع الهروب من غضب الفاتح.
Karaca Paşa elimizde bir kozdu Şimdi artık Fatih'in gazabından kurtulamayız
1:01:14
لهذا السبب تبعناهم. كرموراك كان يحمل علامة الخيانة بسببي.
İşte bu yüzden peşlerine düştük onların Karamurat benim yüzümden hain damgasıyordu
1:01:21
لم يعد لديه وجه ليظهر بين الناس. ربما لجأ إلى قرية والدته.
Halkın arasına çıkacak yüzü kalmadı Anasının köyüne sığınmış olabilir
1:01:26
يجب أن نأخذ والدته كرهينة. على أي حال، سيقع في أيدينا. أنت محق يا جلالتك.
Anasını rehin almalı Nasıl olsa elimize düşer Haklısınız majeste
1:01:52
ترجمة م.ك. اتركوا!
Altyazı M.K. Bırakın!
1:02:12
اتركوني! ماذا تريدون مني؟ يا إلهي، لا يخافون من الله!
Bırakın beni! Ne istiyorsunuz benden? Ay Allah'tan korkmazlar!
1:02:24
ماذا تريدون مني؟ قُل! أين المال يا مراد؟
Ne istersiniz benim gibi ya? Söyle! Para Murat nerede?
1:02:32
أنت الوحش ذو الذراع الواحدة الذي أعرفه! أنت قاتل زوجي، الوغد الذي خطف طفلي.
Tanıdığım seni tek kollu canavar! Sen benim kocamın katili, çocuğumu kaçıran alçaksın.
1:02:38
قل لي، ماذا فعلت بمحمد؟ لقد قتلته. سأقتلك أنت وابنك الآخر. اضربوا هذه الوغدة.
Söyle gavrumun Mehmet'imi ne yaptın? Geberttim. Seni de öteki oğlun da geberteceğim. Dövün bu kahpeyi.
1:03:00
قل لي، أين كارامولات؟ قُل! أحب أن يتحدث.
Söyle, Karamolat nerede? Söyle! En sevdiğim konuşur.
1:03:29
أين كارابيرات؟ ابني. حبيبي. أنقذني يا ابني!
Nerede Karabırat? Oğlum. Yavrum. Kurtar beni oğlum!
1:03:36
أنقذ أمك، إنهم يقتلونها! أنقذ! ابني!
Kurtar anneni öldürüyorlar! Kurtar! Oğlum!
1:03:49
حبيبي! ابني! حبيبي! مراد!
Yavrum! Oğlum! Yavrum! Murat'ım!
1:03:58
مراد! مراد! أنا لست مراد!
Murat'ım! Murat'ım! Ben Murat değilim!
1:04:05
أنا محمد. محمد. أنا محمد. أنا محمد.
Mehmet'im ben. Mehmet. Mehmet'im. Mehmet'im.
1:04:25
أخرجوا. اتركوا طفلي. ابني. أنا محمد.
Çıklar. Bırakın çocuğumu. Oğlum. Mehmet'im.
1:04:32
أنا محمد. هيا نذهب.
Mehmet'im benim. Hadi gidiyoruz.
1:05:04
ترجمة
Altyazı
1:05:23
م.ك. ترجمة
M.K. Altyazı
1:06:04
م.ك. ترجمة
M.K. Altyazı
1:06:34
م.ك. ترجمة م.ك.
M.K. Altyazı M.K.
1:07:04
ترجمة
Altyazı
1:07:34
م.ك. ترجمة
M.K. Altyazı
1:08:04
م.ك. ترجمة
M.K. Altyazı
1:08:34
م.ك. ترجمة
M.K. Altyazı
1:09:04
م.ك. ترجمة
M.K. Altyazı
1:09:34
م.ك. ترجمة
M.K. Altyazı
1:10:02
م.ك. هيا!
M.K. Hadi!
1:10:11
هيا! ابحثوا في كل مكان! لا تتركوا شيئاً!
Hadi! Her taraf arayın! Taşırmayın!
1:10:34
ترجمة م.ك.
Altyazı M.K.
1:11:04
ترجمة
Altyazı
1:11:32
م.ك. ترجمة م.ك.
M.K. Altyazı M.K.
1:12:04
شكرًا لمشاهدتكم.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
1:12:34
ترجمة م.ك.
Altyazı M.K.